Arif GÜNEŞ

Gezdikçe Hayat et, hayal ettikçe gez...

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kara Tahta

Gelecek göklerde...

''Aşağıya ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakmayı aklınızda bulundurun. Gördüğünüzün anlamını kavramaya çalışın ve evreni neyin yarattığını merak edin. İlgili olun'' diye konuşan Hawking, ''Yaşadığımız bu narin gezegenin ötesine gitmeyi başaramamamız durumunda bir bin yıl daha daha hayatta kalacağımızı sanmıyorum'' dedi.

http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1054921-hawking-insanligin-nasil-kurtulacagini-acikladi

Benzer cümleyi Atatürk daha 1930larda söyledi. İstikbal Göklerdedir...:)))

Hayatın denklemi

"2+ 2= 4" bu kesin olan bir sonuçtur. Ne kadar bu konuda 4 olmadığına dair söylenti olsada bence sonuç kesin.

Kesin olmayan birşey ise hayatın denklemi. Bu konuda da olabilecek kuramlar neler olabilir;

(Nasıl bir hayat yaşamak istediğine karar vermek  + bunları nerede yaşadığın )* kiminle bunları yaşadığın*sağlık = hayat

Sonuç üzerinde sanırım herkesin kendi sonuç ve yorumları olacak. Kiminle yaşadığın çarpan sayısında eğer 0,1 ve üzeri ise sonuç pozitif ve sanırım olumlu ve yaşanabilir bir hayattan sonsuz mutluluğa kadar giden bir sonuç ortaya çıkacak.

Duruma baktığımda aslında hayat (2+ 2)*1*1 = 4 kadar basit görünsede işte bunu öyle kavramak ve nasıl yaşayacağımız kendi seçimlerimizde sanırım...

 

Hint felsefesinin 4 kuralı...

Hint felsefesinin 4 kuralı...

KURAL 1: "Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.

KURAL 2: "Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile
değiştiremeyiz. 'Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı' gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir."

KURAL 3: " İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.

KURAL 4: "Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun
bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir."
Bu kuralları okuduğumda aklıma gelen tek şey herşey bir seçimden ibaret ve seçmiş olduğunuz yol neyse o yol sizi gideceğe yere götürür...

 

hiçbiryer

"Tucuman hiçbir yerin tam ortasında.Formasa ise hiçbir yerin sonunda."

Yukarıdaki yazı Jean Christophe Grange nin "Ölü Ruhlar Ormanı" romanın sonlarından bir alıntı. İlk okuduğumda aklıma hiçlik geldi. Aslında hiçliğin içinde de varlık olduğunu.

Hiçbir yer de biryer alsında ama soylemesi bile korkunç...

Aslında bir nevi varlık içinde yokluk... Günümüz insanın olduğu durum.

Yaşamı tüketiyoruz, doğayı tüketiyoruz...

hiçbirşey değişmiyorsa sen yerini değiştir...

hiçbirşey değişmiyorsa sen yerini değiştir...

Anı yaşa...

yaşamı fark et....

 

Carpe Diem

Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.

Hayatın iliğini emmek, kemiği boğazına kaçırmak değildir..

Bu masa seti uçmak istiyor.

Dikkat edilmesi gereken ve cesaretli olunması gereken zaman vardır ve mantıklı bir kişi hangisi olduğunu bilir.

Millet, kendi sesinizi bulmak için çabalamalısınız. Çünkü ne kadar uzun beklerseniz, bulmanız o kadar zor olur. Thereau demiştir ki, "Çoğu insan hayatını büyük bir çaresizlik içerisinde geçirir." Siz böyle olmayın! Bırakın bunu!

Bu bir savaş, muharebe, kalpleriniz ve ruhunuz yara alabilir.

Sana gülmüyoruz, sana doğru gülüyoruz.

Ağlamak değil gülmek için sebepler arayın

"Carpe Diem!" (Latince) . Günü Yakala! , Anı Yaşa!

Ormana gittim; çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Hayatı tatmak ve yaşamın iliğini özümsemek istiyordum. Yaşam dolu olmayan herşeyi bozguna uğratmak ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamamış olduğumu farketmemek için.

İçimdeki barbarca çığlığı dünyanın çatısından haykırıyorum.

Hepimizin kabullenmeye ihtiyacı var ama inançlarınızın size özgü olduğuna güvenin.

Hey kaptan, bizim kaptan.

Carpe diem'i dinleyin. O size yol gösterecektir.

Vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir...

Ormanda yol ikiye ayrılıyordu.Ben az kullanılanı seçtim.Evet yaptım bunu dostum...

John Keating

 

8 mayıs

8 Mayıs olmuş ama hala kombi yanıyor, kalın giyecekler ile dolaşıyoruz.

Hatta dün bir gazetede vardı, kar yağmış doğuda Sivas taraflarında bir yere...

Anlamak zor gerçekten değişen iklim ve doğayı...

Oysa şimdi ne güzel ilk bahar havası olacak; çiçekleri ve kuşlar cıvıl cıvıl olması gerekiyodu...

Soğuk hava esiyor dışarda...

Biz neyse ısınırız bir şekilde modern hayatın imkanları ile, oysa ağaçlar nasıl ısınacak, nasıl filizlenip meyve verecek...

Modern hayat dışımızı ısıtır ama acaba içimizide ısıtabilir mi ???

Karamsar iyi bilgilendirilmiş iyimserdir

"Karamsar iyi bilgilendirilmiş iyimserdir" derlermiş Yevgeni Primakov'un kitabında yazan yazıya göre...

Aslında karışık gibi duran bir söz olsa bile gerçekler soylendikçe her zaman doğruyu bildiğimiz soylenemez...

Bilmek mi daha iyi yoksa bilmemek mi?

Eflatun'a İki Soru Sormuşlar;

Eflatun'a İki Soru Sormuşlar;
Eflatun'a iki soru sormuşlar; - Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ? Eflatun tek tek sıralamış, ?Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler ?Ne var ki çocukluklarını özlerler ?Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. ?Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler. ?Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. ?Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. ?Hiç ölmeyecek gibi yaparlar. ?Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler. Sıra gelmiş ikinci soruya; -"Peki sen ne öneriyorsun?" Bilge yine sıralamış, ?Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın ! ?Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır. ?Önemli olan; hayatta,"en çok şey'e sahip olmak" değil,"en az şey"e ihtiyaç duymaktır...

Yaş 33 olmuş

Yaş 33 olmuş nerdeyse ömrün yarısı eder...

Eskiden hatırlarım 30 yaş üzerinde birini gördüm mü koskoca adam görürdüm...Şimdi ise benmi adam olmadım yoksa adam olmak bu mu düşünüyorum.

Bakıyorum geriye yaşadıklarımada oysa boşa geçen zaman yok nerdeyse...

Akşamları eve gelince yorgunum demek ki bir işim var... :)

Pantalonumun kemeri sıkıyor bazen, demek ki aç kalmıyorum...

Bir evin tamiratı ve işleri ile ilgileniyorum hafta sonları, demek ki bir ev sahibi olmuşum... :)

Devamını oku...

Mutluluk Tablosu

MUTLULUK TABLOSU

 

Evini bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsan

Bir çok arkadaşın var demektir

Faturalarını ödeyebiliyorsan

Bir işin var demektir.

Pantolonun biraz sıkıyorsa

Aç kalmıyorsun demektir.

Gölgen seni izliyorsa

Güneş ışığını görüyorsun demektir.

Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan

Yürüyebiliyorsun demektir

Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan

Konuşma özgürlüğün var demektir

Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan

Duyuyorsun demektir.

Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa

bir evde yasiyorsun demektir

Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa

Isınıyorsun demektir

Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa

Yığınla giyeceğin var demektir

Çalar saatin sabahın nurunda çalıyorsa

Yaşıyorsun demektir

Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa

O gün üretici olmuşsun demektir

VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN!

MUTLUSUN DEMEKTİR

 

MUTLULUK... Sorunsuz bir yaşam değil, Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir...

SANMA Kİ DERT SADECE SENDE VAR.. SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR..

Görüntü gönderen tarafından kaldırıldı.' Görüntü gönderen tarafından kaldırıldı. Görüntü gönderen tarafından kaldırıldı. Görüntü gönderen tarafından kaldırıldı. Görüntü gönderen tarafından kaldırıldı. demek ki neymiş : derdimi dinledim, derdimden iğrendim... onun derdini gördüm, derdime imrendim... Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,

O Da Bugündür...

Kaynak : Anonim :)

Yıkkın Heykellerimi

YIKIN HEYKELLERİMİ

"Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im...
çagın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala en hakiki mürşit degilse ilim,
Kurusun damagım dilim,
Özür dilerim...
Unuttun tüm dediklerimi,
Yıkın bütün heykellerimi...

Devamını oku...

Saplantılar ile yaşamak

Yaşadığımız coğrafya gereği yıl içerisinde bazen bulutlu bazen fırtınalı ve çoğu zaman güneşli günler yaşarız. Ülkemiz 30-40 li parallerde bulunuyor yani ne en başta nede en sonda yer alıyor paraleler arasında.

İnsan olarak ta aynı şekilde he zaman güneşli günlerin olamiyacağı için her zamanda iyi veya mutlu zaman geçirmemiz pek mümkün değil gibi... Basınçlı bir havadan sonra yağmur geldiği zaman havada bir rahatlama olur ve güneş açar. İşte bu şekilde her halde kötü geçen bir zamanımız olduğunda bir patlama noktası sonrası rahatlarız. 

Devamını oku...

Asla Asla deme

Bu sözü duyduğum yer son zamanlarda izlediğim bir uzak doğu filmindeydi.

Film boyunca aslında  pek birşey bulamadım ve son sahnelerde bu söz ortaya çıktı " Never say never" . Bununla ile ilgili birçok film olduğunu tahmin ediyorum. 

Bugün yaşım 32 civarı :) ve aslında herşeyin mümkün olabilceğini soylemek için çok şey yaşamaya gerek yok. 

Kesin olan birşey var ki o da ölüm. 

Onun dışında insan aklına gelen herşeyi yapabilir. Yapabilir ama sadece yeteri kadar istediği zaman. Bazen birşeyler vardır ki bizim için çok zordur. Oysa zor olanı yapan başkaları olduğunda kolay birşey olduğunu anlarız. 

Birşeyi yapamadıysan bilki o onun olması için için gerekeni yapmamışsın demektir.

Önce hayal edersin, gün gelir onu o kadar benimsersin ki ruyanda görmeye başlarsın, sonra gün gelir ve o gerçek olur...

 

1989 Bulgaristan Türkiye Göçü

Bugün 8 Haziran 2009.

Hatırlıyorum desem yalan olur, unuttum desem oda yalan olur. Sanki bir hayal gibiydi doğduğum büyüdüğüm evimizi, topraklarımızı bırakıp Türkiye göç etmiştik.

O zaman ise Temmuz 1989.

12 yaşında1 çocuk için belkioyun veya bir maceraydı sanki.

Bizim için yeni başlayan bu zülüm oysa 80-90 yıldır balkanlarda yaşan türk ve müslümanların başı üstündeydi.

Benimde hatırladığım en son nokta ise 1985'ta zorla yapılmaya çalışılan isim değişikliği.

1 gecede Arif oldumu Asen....

Devamını oku...

Yapabilenler yapar...

Yapabilenler yapar, yapamayanlarsa öğretir...

Bu sözü ilk duyduğumda nedense hemen aklıma danışmanlar, aslında çok şeyi bilipte yapamayanlar aklıma geldi...

2008 Kasım başlarında bir film içerisinde bir replikte  karşıma çıktı ve hoşuma gitti.

Buna benzer veya bu anlama yakın olabilecek bir ifadeyi hem düşünmüşümdür. Düşünmüşümdür çünkü gerek eski çalıştığım firmalardan birinde gördüm gerekse şu anda çevremde olan bazı arkadaşların firmalarında görüyorum.

Birşey yapmak için aslında bazen bilmek yetmez. İstemek ise o işi yapmanın belkide en önemli adımı...

 

Alış Veriş mi, yoksa Veriş Alış mı?

Günlük hayatta veya her zaman Alış-Veriş terimi ile karşılaşırız. Gerek maddi olarak olsun veya manevi olsun her ne şekilde olursa önce alış sonra vermek olan bu terim günümüza hayat şartlarına düşünülmüş olsa gerek.

Her şeyden önce her halde vermeden almak biz insan oğluna mahsus birşey olmalı.

Ne güzel olurda  acaba insanlar alış-veriş yerine veriş-alış terimini kullansa ve uygulasa..

İnsan ilişkilerinde bu karşındakine bir nevi avans vermek. Bu avansı iyi kulklanırsa kazanır, kötü kullanırsa kaybeder...

Hayatı Seyretmek mi, yoksa Yaşamak mı?

Bu konun değişik şekillerde de açıklanabilir.

Mesela hayatı yaşamak için sahnede oyuncu olmak mı, yoksa oturup seyrci olarak seyretmek mi?

Oyunculuk yetenek isteğen bir konu olduğundan sanırım hayat konusunda da benzerlikler var.

 

Hayatta önemli şeyler nelerdir...

"Hayatta daha önemli şeyler varken bizim şikayetlerimiz ( giyim,kozmetik,daha çok elde etme hırsı, açgözlüllüğümüz ) onların yanında bir hiç kalır.

İnsan elindekinin kıymetini bilmeli kazanma hırsı ve açgözlülük elinde olanıda kaybetmesine neden olabilir.

  • Aldığın her nefesin değerini bil,otdeğilsin yeniden bitmiceksin.
  • Bu dünyada insanı kendisinden ve düşüncelerinden başka hiçkimse üzemez.
  • Hiç kimseyi üzme ,hiçkimseninde seni üzmesine izin verme."

Bizler bu değerlerin farkına ancak kaybedince anlıyoruz. Çok yakınımızda birini kaybedince tüm bu boş hırs ve açgözlülüğü farkına vararak artık yapamıycağımızı düşünsekte hayat bizi öyle bir içine alıyorki 1 ay geçmeden yine aynı çemberin içindeyiz...

Anlar

ANLAR

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşama,

İkincisinde daha çok hata yapardım!

Kusursuz olmaya çalışmazdım, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.

Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.

O kadar temiz olmazdım.

................................................................................................................................................

Devamını oku...
You are here: