Saplantılar ile yaşamak

Yaşadığımız coğrafya gereği yıl içerisinde bazen bulutlu bazen fırtınalı ve çoğu zaman güneşli günler yaşarız. Ülkemiz 30-40 li parallerde bulunuyor yani ne en başta nede en sonda yer alıyor paraleler arasında.

İnsan olarak ta aynı şekilde he zaman güneşli günlerin olamiyacağı için her zamanda iyi veya mutlu zaman geçirmemiz pek mümkün değil gibi… Basınçlı bir havadan sonra yağmur geldiği zaman havada bir rahatlama olur ve güneş açar. İşte bu şekilde her halde kötü geçen bir zamanımız olduğunda bir patlama noktası sonrası rahatlarız.

Yıllar önce K. Hüseyin ile yaptığımız felsefe üzerine sohbetlerde arasıra uçurumun dibine gelip aşağa bakmayı ve gerekirse fark etmeden atlamayı konuşmuşuzdur. Bunuda yapmışızdır bazı zamanlar. Kendimizi boşluğa bıraktıktan sonrada aşağa düşerken bir yere çarpmayı beklemeden çallılar , soğuk rüzgarların arasından geçerek dibe vuracak iken insan kendini atlamış olduğu yere üstten inmiş bulur. Aynı o uçurumun başında bu sefer daha bilge daha olgunlaşmış şekilde bekler ve geri döner geldiği yola ve daha iyi daha kaliteli biryaşam sürmeye devam eder.

Saplantılarda çoğu zaman insanın üzerine yapışır ve onun bulunduğu her ortamda kendisini rahatsız eder. Bu bir kız, bir olay veya bir insan olabilir. Siz gündelik yaşamanınızı yaşamaya çalışırken aklınıza geliverir ve o an yapılan tüm iş veya o bulnduğunuz ortamın yabancısı olursunuz. Belkide o saplantının kaynağına giderek onu yok etmek ve ondan sonra yaşama kaldığımız yerden devam etmek en doğrusu…

Leave a reply